Site Yöneticisi

 Telefon Rehberi

 İNEBOSU KÖYÜ TARİHİ

 İZ BIRAKANLAR

 HACI BEKTAŞİ VELİ

 Bursa Söylevi
  Videolar

  Resim Ekle

  TOPLU SMS Bilgilendirme
  Linkler
  Haber & Duyurular

» Yüreğimizdeki Hazine

Yüreğimizdeki Hazine

yazı büyüklüğü


    Cumhuriyet çiçeklerinin açması için, beklenen Güneş doğmuştu, sarı saçları mavi gözleriyle tomurcuk vermişti topraktan. Sonra tohuma durdu...Çoğalttı çiçekleri, Anadolu' un en ücra köşelerine dek, her yer çiçek açtı.Yağmuru ; kan oldu, can verdi, Türkiyem' e.Vatan sevgisiyle coştu toprak, şehitlerimize Cennet oldu.
   Atatürk albümünü, yürreğimizde ki aşk ile oluşturmaya devam edeceğiz. Sevgili Hacıdedeliler,Şeyhkoyunlular ve sitemizi ziyaret eden dostlar ellerinde bulunan ATATÜRK  resimleri ve hikayeler varsa, bu sayfada paylaşılırsa onur duyarız.
 
 
 
             “YÜREĞİMİZDE Kİ HAZİNE” ”Cumhuriyetle açan Çiçekler”

   Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ e ait “Fotoğraflarla Atatürk” albümünü, düzenleyen Sayın Samet Demiralp’ e, bu güzel çalışması için buradan teşekkür ediyorum. Bu albümü sevgili Hacıdede  ve Şehykoyun’lularla paylaşmak istiyorum.

   Bir imparatorluğun göçmüş bedeninden, yıkılmış ve yozlaşmış kucağından,coşku dolu, gencecik ve özgüvenli insanlar olarak yeniden doğduk.Daha bir başka lider yoktur ki yaptıklarının karşılığında sevgiyi doyasıya yaşamış, yaşamaya da devam etmektedir.Büyük önder emperyalizme karşı ulusunu özgürlüğe kavuşturmak için otuz sekiz yaşında yola çıkmış, kırk iki yaşında en büyük ideali Türkiye Cumhuriyetini gerekleştirmiş, elli yedi yaşında ise ölümsüzlüğe ulaşmıştır.

    Ben bu fotoğrafları izlerken, hem duygulandım, hem yüreğim kabardı. Atatürk’ün ölümsüzlüğünü bir kez daha sizlerle yaşamak istedim.

      Yazar Sevgili Vehbi Bardakçı ne güzel ifade etmiş.

“ Hanginizin gözleri onun kadar mavi, saçları onun kadar sarıdır? Hanginizin kaşları onun kadar gür, hanginizin bakışları onun kadar derin, onun kadar anlamlı, onun kadar parlaktır? Hanginiz onun kadar gönüllere girdiniz? O sadece hiç yoktan bir ülke kurmadı, gönüllerimize altından saraylar kurdu. Evimizin en nadide köşesinde onun resimleri... Onun için, "en büyük asker, en büyük komutan, en büyük lider, en büyük öğretmen" dendi. Çok şeyler söylendi, çok şeyler yazıldı onun üstüne. "Bıraksalar / ince-uzun bacakları üstünde yaylanarak / ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak / Kocatepe'den Afyon Ovası'na atlayacaktı..." dendi...”

( Her hafta bu güzel fotoğrafları paylaşmaya devam edeceğiz. )

                                                         Kemal ÇETİNER

                                                         22/ 02/ 2010

 
 
 
 
 
 
 
 
  
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

1928 – Samsun – Sivas demiryolu üzerinde Havza İstasyonu’nda karşılanışı

 

1928 Trende

 

 

1928 - Afganistan Kralı Amanullah Han’la

 

 

1928 - Afganistan Kralı Amanullah Han ve eşi Kraliçe Süreyya’nın Ankara Garı’nda karşılanışı

 

1928 – MEB Mustafa Necati ile Ankara okullarının Jimnastik gösterilerini seyrederken

 

1928 – Cumhurbaşkanı olarak İstanbul'a ikinci gelişinde Sakarya Arifiye İstasyonu'nda karşılanışı

1928 - Afganistan Kralı Amanullah Han eşi Kraliçe Süreyya, TBMM Başkanı Kâzım Özalp ve Başbakan İnönü’yle

 

1928 - TBMM Başkanı Kâzım Özalp ve İçişleri Bakanı Şükrü Kaya’yla İzmit Garı’nda trende

 

 

Ali1928 – İzmit İstasyonu’nda karşılanışı. Sol başta TBMM Başkanı Kâzım Özalp, arkada Kılıç

 

 

1928 - İzmit Garı’nda

 

1928 – İstanbul’a Cumhurbaşkanı olarak ikinci seyahatinde
 
 
 
 
 
 
(1922'de Türk ordularının zaferi neticesi Anadolu'daki emelleri gerçekleşmeyen İngiltere'nin Türk düşmanı olarak bilinen Başbakanı Lıoyd George, Parlamento'da kendisine yöneltilen suçlama ve tenkitleri şöyle cevaplandırmıştır): 
'Arkadaşlar, yüzyıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahi çağımızda Türk Milleti'ne nasip oldu. Mustafa Kemâl'in dehasına karşı elden ne gelirdi. 
(D. Lloyd George, İngiltere Başbakanı, 1922)

Bir ulusun hayatında bu kadar az sürede bu denli kökten değişiklik pek seyrek gerçekleşir... Bu olağanüstü işleri yapanlar,

hiç kuşkusuz kelimenin tam anlamıyla büyük adam niteliğine hak kazanmışlardır. Ve bundan dolayı Türkiye övünebilir. 
(Eleftherios Venizelos, Yunanistan Başbakanı, 1933)


Bir insana ölümünden sonra bu derece sevgi ve yas gösterileri yapılması milletler tarihinde az görülen şeylerdendir.' 
(ATHİNAİKA, Atina, 12 Kasım 1938)

'Atatürk'ün Türkiye'de yaptığını hiçbir tarafta, hiçbir kimse yapmadı: Ne Cavour, ne Cromwel, ne de Washington...

Atatürk'ün bulduğunu, hiç kimse bulmadı ve Atatürk'ün yaptığını da hiç kimse yapmadı. İlham ettiği kimselere ve kendi

prensiplerine göre yarattığı yeni kuşak, O'nun eserine devam edecektir.' 
(Tipos Gazetesi)

İngiliz, Fransız ve İtalyanları Anadolu'dan uzaklaştırıp bizi de yenince,, karşımızda sıradan bir adam bulunmadığını ve

O'nun gerçek yaratıcı kudretini kavramaktan uzak kalmış olduğumuzu kabul ettik. (1938) 
(Yorgi PESMAZOĞLU, Yunan Ekonomi Başkanı)

Çok, pek çok devrimciler görüldü. Fakat hiçbiri Atatürk'ün cesaret ettiği ve muvaffak olduğu şeyi yapmadı.' 
(Messager D'Athenes, Yunanistan Gazetesi, 11 Kasım 1938)

Tarih, silinmez harflerle bu devlet adamın ismini hakedecektir. Atatürk bir halk adamıdır. Kırılmaz azmi, keskin zekâsı ve

kudreti kendisini yendiği alın yazısının önüne getirmiş, böylece yeni Türkiye'nin yaratıcısı olmuştur. 
(Yugoslavya, Politika Gazetesi, 11 Kasım 1938)

Sakarya Savaşı, Sakarya Zaferi, yirmi yaşımın en kuvvetli hatırası olmuştur. O zamanlar, kendi kendime diyordum:

Acaba ben de ulusumu böylesine seferber edemezmiyim, onun ruhuna kurtarıcı hamleyi, bu dizgin tanımaz ihtirası aşılayamaz mıyım? 
(Habib BURGİBA, Tunus Devlet Başkanı, 1965

Atatürk, tarihin her devresi için, insanlığın bir mucizesidir. 
(Suriye

Atatürk'ün ölümü yalnız Türk Milleti için değil, onun örneğine çok muhtaç olan bütün Doğu milletleri için en büyük kayıptır. 
(ELEYYAM Gazetesi, Şam- 1938)

Vatanını muhakkak bir parçalanmaktan kurtararak gemisini güvenilir bir limana götürdükten sonra milletinden bir taht istemedi.

O, kelimenin bütün anlamıyla bir insan, eşsiz bir dahi, kahraman bir asker ve siyaset adamı idi.

Hayatını milleti'nin mutluluğuna adadı, bu uğurda genç yaşda hayata gözlerini kapadı. 
(Elifba Gazetesi, Şam- 1938)

O'nun ölümü, dünya için de derinliği ölçülmez bir kayıptır. 
(Sovyetler)

Adı, Türk Milleti'nin millî kurtuluş savaşında ve Türkiye'nin siyasi alanda yeniden örgütlenmesine gayet sıkı bir surette bağlı olan

Kemal Atatürk'ün ölümü gerek Türkiye için, gerekse bütün dostları için derinliği ölçülmez bir kayıptır. 
Türk Milleti'nin en samimi dostları arasında bulunan Sovyetler, zamanımızın bu örneksiz devlet adamının öneminden dolayı

derin bir acı içindedirler. 
(İzvestia Gazetesi, Moskova, 1938)

Atatürk, dünya üzerinde yeni bir devir açmış bir insandır. Ben, O'nun Türk kadınlarına hak vererek ve bir ülkede anayı,

yakışır olduğu yüceliğe eriştirerek Batı'ya ders verdiğini nasıl unuturum. 
(Uluslararası Kadınlar Birliği Delegesi, Prenses Aleksandrina

Romanya'da Atatürk'ün ölüm haberi geldiği gün, bütün okullarda dersler tatil edildi. 
(Romanya-Rador Ajansı: Bükreş)

Milletimiz, en büyük Türk'ün karşısında kederli bir saygı ile eğilmektedir. 
(Romanya)

Atatürk, başı dumanlı doruklarda yüce bir dağ tepesidir. Siz O'na yaklaştıkça o yükselir ve aranızdaki mesafe sonsuza değin aynı kalır. Devirlerinde büyük gözüken, zamanla küçülen benzerlerinden farkı budur ve böyle kalacaktır. 
(Arriba Gazetesi, Portekiz, 1938

Uzun bir yol aşılmış, yüce bir eser ortaya konmuş, bir çok zaferler elde edilmiştir. Bütün bunlar Atatürk'ün eseridir. 
(Polanya, Kur jer Warzavski Gazetesi)

O, Türkiye'yi kurmakla bütün dünya uluslarına Müslümanların seslerini duyuracak kudrette olduğunu ispat etti.

Kemal Atatürk'ün ölümüyle Müslüman dünyası en büyük kahramanını kaybetmiştir. Atatürk gibi bir önder önlerinde

bir ilham kaynağı olarak dikildiği halde Hind Müslümanları bugünkü durumlarına hâlâ razı olacaklar mı? 
(Muhammet Ali Cinnah-Kaidiâzam, Pakistan Cumhurbaşkanı, 1954

Bizim aslımız rengi uçmuş bir kıvılcım iken, O'nun bakışı ile cihanı kaplayan ve aydınlatan bir güneş haline geldik. 
(İkbal, Pakistan Millî Şairi)

'Atatürk'ün yaptıkları insanoğlunun kolay kolay yapabileceği şeylerden değildir. O; büsbütün başka bir insandı.' 
(El-Mısri Gazetesi, Mısır, 11 Kasım 1938

Türkler, Atatürk'ü olağanüstü bir tutkunlukla seviyorlar. 
Bursa'ya giderken trende rast geldiğim bir çocuğa İstanbul veya Ankara'dan hangisini sevdiğini sordum.

Çocuk Ankara'yı sevdiğini söyledi. Nedenini sorduğumda: 'Ankara'da Atatürk bulunduğu için..' cevabını verdi. 
(Mısır, El Bela Gazetesi)

Yüzyılımızda, 'olmayacak hiçbir şey yoktur' şeklindeki tarihi gerçeği isbatlayan ilk adam olmuştur. 
(Eski Ujsag. Macar.)

Budapeşte, 20 (a,a) - Macar ajansı tebliğ ediyor: 

Başvekil İmredi, Atatürk'ün cenaze törenini yapılacağı 21 Kasım Pazartesi gününü Macaristan'ın millî yas günü sayarak

bütün memlekette resmi binalara siyah bayraklar çekilmesini emretmiştir. Harbiye Nazırı ve Budapeşte Belediye Reisi de,

askeri binalar ve belediye binaları için aynı kararı almışlar ve Belediye Reisi ayrıca, halkı da siyah bayrak çekmeye dâvet etmiştir. 
(Namzetti Ujsang Gazetesi, Budapeşte-1938)

Dünyanın çok nadir yetiştirdiği dahilerdendir. Dünya tarihinin gidişini değiştirmiştir. 
(An Nahar, Beyrut

Yüzyıldanberi Küçük Asya'nın çıkardığı en büyük lider. 
(The Japan Chronicle, Kobe)

'Hayatının sonuna kadar milleti'nin mutlak güveni ile kurduğu devletin başında muzaffer kumandanının kişiliği,

eşi görülmemiş bir karakter örneğidir.' 
(Comte Carlo Sforza, İtalya Eski Dışişleri Bakanı)

Üstün iradesi, tükenmez cesareti ve eşsiz seziş ile hasımlarını dize getirdi. Fazilet ve ciddiyeti, üç yılda memleketine yalnız askeri,

aynı zamanda tam ve doyurucu bir siyasi zafer kazandırdı. 
(F. Perrone Di San Martino, İtalyan Yazarı)

'Atatürk'ün ölümü ile dünya büyük bir liderini kaybetti.' 
(Gazeta Del Popolo Gazetesi, İtalya, 11 Kasım 1938)

(Lozan Üniversitesi salonunda, Lozan Türk Talebe Cemiyeti'nin hazırladığı törende.) 
'Siz Türk gençleri, bugün Büyük Şef'inizi kaybettiğinizden dolayı ne kadar ağlasanız haklısınız. Üniversite, sizin bu büyük yasınıza

katılmaktadır. Atatürk'ün bu Büyük Adam'ın hayatını burada az bir vakit içinde bildirmeye imkân yoktur.

Bu dâhinin, vatanının tarihinde işgal ettiği parlak sayfaları size hatırlatmak isterim. Türkiye'yi yaratan, tarihimizin bu en Büyük Adam'ını 

başımı en derin hürmetle eğerek selâmlarım.' 
(Profesör MORRF)

'Atatürk, bir medeniyet kaynağı idi.' 
(İsviçre)

Modern Türkiye'nin yaratıcısı Kemal Atatürk'ün eserleri, memleketi için yaptıkları İsveç'te çok iyi bilinmektedir. Atatürk'ün liderliği altında Türkiye'nin kalkınmasını, fevkâlâde ileri hamlelerini hayranlıkla takibettik. Atatürk'ün, hukuk alanında olduğu gibi, diğer alanlarda da getirdiği reformlarla Türkiye, içinde bulunduğu çok zor durumdan kurtarılıp kuvvetli ve güvenilir temeller üzerine yerleştirilmiştir. 
(ERLANDER, İsveç Başbakanı)

'Mustafa Kemal Atatürk, kuşkusuz 20. yüzyılda dünya savaşından önce yetişen en büyük devlet adamlarından biri,

hiçbir millete nasip olmayan cesur ve büyük bir inkılâpçı olmuştur.' 
(Ben Gurion, İsrail Başbakanı, 1963

'Atatürk, askeri dehâ ile devlet adamı filozof dehâsını toplamıştır.' 
(İspanya)

İslam dünyasının büyük insan yetiştirme gücünü yitirdiğini öne sürenler, Atatürk'ü hatırlamalı ve utanmalıdırlar. 
(Tahran Gazetesi, İran, 1939

Atatürk'ün ölümü dolayısı ile Kraliyet Sarayı Şehinşâhi ve hükümet bir ay resmî yas ilân etmiştir.

Majeste Şehinşah, gömme töreninin sonuna kadar İran'da askerî ve resmî binalar üzerinde ve yabancı ülkelerdeki İran

temsilciliklerinde bayrakların yarıya indirilmesini emir buyurmuşlardır. Bu irade-i Şehinşahî bugün bütün gazetelerde ilân edilmiştir. 

(Tahran)

Bugün Türkiye, büyük ve yeni bir memlekettir. Ve savaş sonrasının dehşet, sefalet ve bitkinliğinden çıkmış olan bu yeni Türkiye,

Atatürk'ün dimağında vücut bulmuştu. O, bu Türkiye'yi kendi elleriyle dünyaya getirdi. 
(Dela Mail Gazetesi)

Kadınlar başka hiçbir ülkede bu kadar hızla ilerlememişlerdir. Bir ulusun bu derece değişmesi, tarihte, gerçekten eşi olmayan bir olaydır. 
(İngiliz, Daily Telgraph Gazetesi)

Atatürk, yalnız Türk Milleti'nin değil, özgürlüğü uğruna savaşan bütün milletler önderiydi.

O'nun direktifleri altında siz bağımsızlığınıza kavuştunuz. Biz de o yoldan yürüyerek özgürlüğümüze kavuştuk. 
(Bayan Sucheta KRIPALANI, Hint Parlamento Heyeti Başkanı

Denilebilir ki onsuz, İslâm alemi yolunu bulabilmek için elli yıl daha bekleyecekti. 
(Fransız, Berthe Georges-Gaulis

Atatürk öldü. Barış kubbesinin Doğu sütunu yıkıldı. Artık evrende barışı kimse garanti edemez. Nitekim Avrupalı devlet adamları;

O'nun 1930'da yaptığı uyarı ve tavsiyeleri dinlememiş ve dünyayı 1939 yılında ikinci büyük savaş felâketinin içine sürüklemişlerdir. 
(Fransız Gazetesi Sanerwin)

Tarih çok büyükler gördü. İskenderler'i, Napolyon'ları, Washington'ları gördü.

Fakat yirminci yüzyılda büyüklük rekorunu Atatürk, bu Türk oğlu Türk kırdı. 
(L'Illustration, Fransa)

'Atatürk, yirminci yüzyılın en büyük mucizesidir.' 
(National Tidence Gazetesi, Danimarka, 11 Kasım 1938)

Eğer tarih bir kalbe sahip olsaydı, Mustafa Kemal'i mutlaka kıskanırdı. 
(Tchang Yang Yee Pan Gazetesi, Çin, 1958) 

'Atatürk, bütün Asya kıtasının Ata'sıdır.' 
(Çin)

'Biz Çinliler, hepimiz bu yasa katılıyoruz. Zira büyük bir milletin, çok sevilen Büyük Ata'sının ölümü,

yalnız Türkiye için değil, aynı zamanda bizim kıtamızda ve bütün dünyada büyük bir boşluk bırakmaktadır.' 
(Çin Basını)

'Hiç bir ülke, Atatürk'ün Türkiye'sinin gördüğü değişiklikleri bu kadar hızlı bir şekilde görmemiştir.

Bugünün Türkiye'sinin tarihi Mustafa Kemal'in tarihidir.' 
(Dness Gazetesi, Bulgaristan, 11 Kasım 1938)

Türkiye'nin uluslararası ünü, prestij ve otoritesi durmaksızın yükselmiştir. 
Milletine bu kadar az zamanda bu ölçüde hizmet edebilen tek devlet adamı Atatürk'tür. 
(Libre Belgique Gazetesi)

Bir yenilginin uçurumuna düştüğü halde, ilkin neticesiz sanılan İstiklâl Mücadelesini yapan Türk Milleti,

önünde saygıyla eğilmeden bu satırlara son veremez. 
Zafer neşesiyle kendinden geçmiş bir diplomasinin kararını 'hayır' diyerek yırtmak ve yüzlerine fırlatmak örneğini biz Almanlar, Türklere borçluyuz. 
(Alman Askeri Dergisi Vissen Und Vehr)


Benim üzüntüm iki türlüdür; önce böyle büyük bir adamın kaybından dolayı bütün dünya gibi üzgünüm. İkinci üzüntüm ise, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkân kalmamış olmasıdır. 
(Franklin ROOSEVELT, A.B.D. Başk

 
 
'Yalnız tek bir şeye ihtiyacımız var: Çalışkan olmak'

 

 

   Karanlığın en koyu olduğu an,
Aydınlığın en yakın olduğu zamandır.

                                    Sevgiyle Kalın...


 

 
 



Ziyaretçi Sayısı : 144057

Bu Websitesi NTC Bilişim Yazılımı Olan TicariWeb 5 İle Hazırlanmıştır. Her Hakkı Saklıdır 2007 ©