Site Yöneticisi

 Telefon Rehberi

 İNEBOSU KÖYÜ TARİHİ

 İZ BIRAKANLAR

 HACI BEKTAŞİ VELİ

 Bursa Söylevi
  Videolar

  Resim Ekle

  TOPLU SMS Bilgilendirme
  Linkler
  Haber & Duyurular

» Mümin ÇELEBİ

Mümin ÇELEBİ

yazı büyüklüğü

 
 

ATAMIN EMANETİ

 

Atam emanet etti bize bu memleketi

Gazeteler yazacak görülen gerçekleri

Muhabirler ajansa geçerler haberleri

Bildirirler cephede şehit olan askerleri

 

Bir ateş düşer yakar sızılatır bütün yürekleri

Hüzün matem nefret kin sarar bütün kalpleri

Kim durdurabilir bu acıyı yaşayan Mehmetçikleri

Kar kış demeden yıkarlar dağları tepeleri

 

Bu vatan bir bütün imkansız bunu bölmeleri

Daha silinmedi bu topraklarda Atatürk’ün izleri

Unutmadık bize nasihat ettiği sözleri yeminleri

Kırmak vazifemiz vatana uzanan kirli elleri

 

Bu vatan bizim vermeyiz hiç kimseye

denizleri yükselir göklere askerin Allah Allah sesleri

Kanımızın son damlasına dek savunuruz cepheleri

Hep el ele bir ağızdan söyleriz zafer türküleri

 

Atatürk ün gençleri değimli bu ülkenin neferleri

Büyük bir ulus Türkiye cumhuriyetinin bekçileri

Biz bu vatan uğruna verdik veririz yeni şehitleri

Bu vatan bize Mustafa kemal Atatürk ün emaneti

 

                             24.12.2010

                          Mümin ÇELEBİ

 

 

BÜYÜĞE KARŞI GELME

 

İki arkadaş büyüğe karşı geldi

Eh bir büyük kaç kişiye yeter dedi

Kadehler masaya güzelce dizildi

İşte büyük geldi ortaya dikildi

 

Saki doldurdu duble fondip edildi

Hararet mi bastı herkes ateşlendi

Ahali yavaşça yumuşadı gevşedi

Çarptı o bir büyük sözü dinlenmedi

 

Bir büyüğün başını yere eyerler

Etrafında el ele tutup halay çekerler

Tozu toprağa katıp duman ederler

Frenleri tutmayanlar uçup giderler

 

Hiç büyüğün başı eğilirimi öne

Kafası döner içtikçe gelmez yerine

Adam olup büyük sözü dinlesene

Yetmişliği devirmek kimin haddine

 

Kapak açıldı büyük başı eğildi

Hızını alamayan yere serildi

Herkesi çarptı kimseyi dinlemedi

Büyük diye kimse karşı gelemedi

 

                             24.12.2010

                          Mümin ÇELEBİ

 

 

İNSANOĞLUYUM

 

Ben bir insan oğluyum

Geldim adem soyundan

İnsanlığa meyil verdim

Ayrılmam ben yolumdan

 

Doğruluğu hak bilirim

Bir dem erenlerdenim

Feryadı figan eylemem

Rızkını helal edenlerdenim

 

Harama el uzatamam

Kendini bilenlerdenim

Halkımı Hak bilirim

Şerri hayra yoranlardanım

 

Faniyim kul hakkı yemem

Doğruluğu bilenlerdenim

Hile haram bilmedim

Helal lokma yiyenlerdenim

 

Ben bu yola baş koydum

Hakka divan duranlardanım

Böyledir benim inancım

Hak yolunda ölenlerdenim.

 

 

MÜSLİM

 

 

Bu oyunu oynama Müslim

Yanımdayken senin insanlığını özlerim

Sevgisizliği yaşadım ne demek bilirim

Ben senin yolunda yokuşu iniş ederim

 

Sen olunca dağları aşar ölüme giderim

Bu oyunu oynama acı verir geri gel

Müslim İki çarpı bir düz çizgiden ibaret adresin

Arar bulurdum elimde olsa yırtık bir resim

 

Çığlıklar ortalığı yıkar duymaz ki sesim

Kalbimize kazıdık silinip gitmez ismin

Bu oyunu oynama acı verir geri gel Müslim

Aklıma gelen güzel sözleri sıraya dizerim

 

Kör oldu kimseyi görmeyecek gözlerim

Lal oldu artık kimseyle konuşmaz dilim

Gün olur bir avuç toprakla örtülür üzerim

Bu oyunu oynama acı verir geri gel Müslim

 

Burada başlar benim mahkus kör talihim

Yaşam bu her bir türlü acıyı da çekerim

Kalmadı hayattan benim bir beklediğim

Feleğin çemberinde dönen biri de benim

 

Bu oyunu oynama acı verir geri gel Müslim

İnat et caba göster yırt şu kefeni Müslim

Sen gençsin şu Azrail e kanıp gidemezsin

Vakti değil ecel şerbetin den içemezsin

Sevdiğin bunca insanı acılara yitemezsin

 

Vazgeç oyundan sen bu oyunu bilemezsin

Beyin kanaması olamasın senin ecelin

Böyle bitmez daha var yapacak çok şeyin

Elimde olsa sana verirdim kendi beynim

 

Seni çok severim sensin benim bir kardeşim

Bu oyunu oynama acı verir geri gel Müslim

    

Mümin ÇELEBİ

 

     Bu şiirimi şu anda beyin kanamasından dolayı yoğun bakımda

15 gündür  yatmakta olan  sevgili amcaoğlum Müslim ÇELEBİ’ ye 

armağan ediyorum

 

 

 

BABAM

 

Taş duvar ustasıydı benim babam

Yok sendeki o yürek bende ben usta olamam

Taşlar çok ağır babam, ben bunları kaldıramam

Duvara koysam da gönyeye şakule alamam

 

Bırakma beni babam, sensiz çaresiz kalırım, yol iz bulamam

Oysa sen beni cesaretlendin, bana hep öğütler verdin

Çamuru çiğnemeden, yoğuramazsın hamuru derdin

Ah babam ah , çalışacağım deyip altı ay evden giderdin

 

Evde yapılacak işleri bize devrederdin

Üstesinden gelemezdik, geldiğinde birde döverdin

Taş duvar örmekti, senin bütün eserlerin

Sert bakışlı, mert mi, merttin, geçimdi senin bütün derdin

 

Yüzün hiç gülmezdi,

Yiğittin ama sen benim büyüdüğümü fark etmedin

Babam sen tam rahat edeceğin yaşta hastanedeydin

Gel gör ki babam sen artık akciğer kanseriydin

 

Yenildin babam sen bu illet hastalığa yenildin

Takıldın Azraillin peşine bizleri bırakıp gittin

Sen görmedin babam ben senin cenazene yetişemedim

Cenaze namazında saf tutamadım,

 

 "Hakkın helal olsun" deyip ağlayamadım

O soğuk yüzünü göremedim

Bitmedi yolları çok uzaktı gurbetin

Sen benim için bir abide bir örnektin

 

Geldiğimde bir toprak yığını olmuştu o büyük heybetin

Şunu bil ki babam sensiz kalanları bıraktın sen yetim

Durduk yerde birden bire geldin aklıma

Özlemimi duygularımı satırlarımda yazdım ağıtıma

 

Vakit geldi artık babam aramızdan ayrılacaktı

Ölen benim babamdı bütün gözyaşlarım içime aktı

Bir ateş düştü yüreğime yaktı içimi yaktı yaktı yaktı.......

 

 

 

 

KENDİNİZE İYİ BAKIN DER GİDERİM

 

 

Okumayı bilmem ki neyi yazayım

Bilmem ki ben hala niye buradayım

Güzel dostların hatırını sorayım

Kendinize iyi bakın der giderim

 

Yaş erdi kemale görmüyor gözlerim

Beynim sulandı dinlenmiyor sözlerim

Dostluklar baki dostlarımı özlerim

Kendinize iyi bakın der giderim

 

Güzel dostlarım ayrıldı sıra benim

Ayrılık çok zor garipsedi yüreğim

Hüzünlendi bak yine doldu gözlerim

Kendinize iyi bakın der giderim

 

Gitti o dost bildiğim güzel insanlar

Ayrılık çok zor gelir yürekler ağlar

Gurbet yoluna dizilmiş sıra dağlar

Kendinize iyi bakın can kardeşler

 

 

CEPHEDE ATATÜRK VAR

 

Cephede Atatürk Var

Dumlupınar, Arıburnu, Anafartalar

Piyade tüfeği ile kurtarıldı buralar

Süngü takıp kovalandı düşmanlar

 

Yağmur gibi yağdı kurşunlar

Dur bur da Mustafa Kemal Atatürk var.

Eceabat, Kilitbayırda siperler kazdılar

Askerler sırt sırta verip savaştılar

 

Düşmanın elindeki gemileri topla batırdılar

Kabatepe ye gözetleme kulesi kurdular

Nereye baksan Mustafa Kemal Atatürk var.

Gece taaruzuyla vuruldu düşmanlar

 

Conk Bayırında askerler pusuda kaldılar

Silahlarına süngü takıp çemberi yardılar

Bu vatanı düşmandan böyle kurtardılar

Dur yolcu Mustafa Kemal Atatürk var.

 

Gelibolu, Kumkale, Suvla, Anafartalar

Saldırıya geçti dörtbir yandan düşmanlar

Kireç Tepeden Arıburnundan çıktılar

Her cephede bozguna uğratıldı düşmanlar

 

Çanakkale’de Mustafa Kemal Atatürk var.

Mehmet Çavuş, Seyit Onbaşılar

Tek başlarına top mermisini taşıdılar

Düşmanın son savaş gemisini vurdular

 

Baş komutandan ölüm emrini aldılar

Her cephede Mustafa Kemal Atatürk var.

Anzak koyunda oldu şiddetli çatışmalar

Kırıkkale mermileri havada çarpıştılar

 

Birbirine kaynak yaptı yapıştı kurşunlar

Bütün askerimiz kahramanca savaştılar

Emirleri Başkomutan Atatürk’ten aldılar.

 

 

 

ÖZLEDİM

 

Özledim köyümün o taşlı yollarını

Çamurdan yürünmeyen patikalarını

Özledim o yemyeşil dağlarını

Yamaçlarda açan papatyalarını

 

Özledim  insanların samimi dostluklarını

Bir daldan öbür dala uçup duran kuşlarını

Özledim korkudan kenarına yaklaşamadığım

O uçurumlarını,

Ormanın derinliğindeki kar kuyularını

 

Özledim geçit vermeyen sarp kayalarını

Birde karpuz çatlatan buz gibi sularını

Özledim  yaşamın oradaki doğallığını

Özledim memleketimin tertemiz ,

O sıcak kanlı insanlarını

 

 

BİR ADAM AĞLIYOR

 

Bir adam ağlıyor uzak bir köşede,

Tükenmiş mezesi ,içkisi şişede

Kahretmiş feleğe, hayata küsünce

Yaşamak onun için artık bir mucize

 

Bir adam ağlıyor uzak bir köşede

Kirlenmiş sakalı üzeri kir pas içinde

Soğuktan titriyor bir ağaç dibinde

Geçiyor adamın ömrü metelik yok cebinde

 

Bir adam ağlıyor uzak bir köşede

Tek varlığı bir canı oda dolaşır elinde

Elbise yerine bir yırtık gömlek üzerinde

Tertemiz yüreği hiç kötülük yok içinde

 

Bir adam ağlıyor uzak bir köşede

Al kırmızı güller açmış onun teninde

Ay yıldızlı Türk bayrağı dalgalanır elinde

Vatan sağ olsun cümlesi son nefesinde

 

Bir adam ağlıyor uzak bir köşede

Karardı adamın hayatı karanlık bir gecede

Bir serseri kurşun beliriverdi beyninde

Hiçbir şüphe görülmedi adamın ölümünde

 

Artık ağlayan bir adam yok o köşede

Şimdi adamın cansız bedeni bir tabut içinde

Olmayan cemaat saf tuttu hocanın peşinde

Ağlayan adam hesabını görecek mahşer yerinde

 

Bir adam ağlıyor uzak bir köşede

Ölmedi o adam şimdi yaşıyor bu şiirde

Zaten kimi kimsesi yok ki geride

Bil ki bu adam artık mekanı cennetinde

 

 

 

 

 

 

 

DOSTLUK

 

Dostluklar çok zor kurulur, emek ister

Çıkar beklenen dostluklar bir cümleyle biter

Dostluğun sırrı neşeyi kederi paylaşmaktan geçer

Menfaat gözetmezsen ömür boyu sürer gider

 

Eğer uyamazsan dostluk kurallarına

Kaldır dostluğunu rafın en üst katına

Bırak mahkûm kalsın rafta tozlanmaya

Boşa zarar gelmesin dostluk bağlarına

 

Her karşına çıkanı dost sanma

Dostluklar narin olur dikkat et kırma

Güvenmezsen eğer ki insanlara

Çare bulamazsın dostun yaralarına

 

Bırak artık duygularını bir kenara

Aklına getirme, hiç boşuna arama

Dürüst ol bir öyle bir böyle davranma

Dostlarına vefasızlık örneği sunma

 

Bir dost kaybetmek iki kelime gereksiz söz etmek

Bir dostu kazanmak bir ömür boyu çaba sarf etmek

 

22/03/2008 

 




Ziyaretçi Sayısı : 144057

Bu Websitesi NTC Bilişim Yazılımı Olan TicariWeb 5 İle Hazırlanmıştır. Her Hakkı Saklıdır 2007 ©