» » İnebosu Köyü

İnebosu Köyü

Каtegori: Haberler
(Kullanılan Oy Sayısı 1)



Köyümüz Samsun İli Havza İlçesi sınırları içinde Hacıdede köyü olarak anılmaktadır. 1924 Türk Hükümeti ile Yunan hükümetleri arasında imzalanan NUFUS MÜBADELESİ kapsamında Türkiye’de yaşayan Rumlar Yunanistan'a ,Yunanistan' da yaşayan Türkler Anadolu’ya takas'ı şeklinde anlaşma yapılmış.Yunanistan'ın Selanik Şehrinin İnebosu ve Kayalar köyünde yaşamakta olan büyüklerimiz çok kısa bir süre içinde yola çıkmışlar. Göç yolunda bölünmelerde meydana geldiği gibi çocuklarını da kaybedenler olmuştur. Anadolu'da ilk olarak Rumların terk ettiği ELAZIĞ’IN ova köylerinde olan bu günkü ismi KUYULU olan köye yerleştirilmişlerdir. Bu köye bizim köyümüzün haricinde Selanik’in başka köylerinden de insanlar yerleştirilmiştir.

3 Yıl kadar yaşadıkları bu köyde çevredeki yerleşik köylülerin rahatsız etmesinin yanı sıra, köyün ova köyü olması, mutlaka ormanı olan bir köyde yaşamanın gerekliliği ile isteğinin Atatürk'e iletmişlerdir. Daha sonra Atatürk'ün talimatlarıyla Samsun'a göç edilmiş, Samsun'da 6 ay kadar çadırlarda yaşamışlar ,ileri gelen büyüklerimiz Samsun civarında boşalan Rum köylerine keşifler yapmışlar, sonbahara doğru Havza'daki köylere keşif yapılmış şu anki oturmakta olduğumuz Hacidede Şeyhkoyun ,Mesudiye ve Çayırözü köylerinin bulunduğu yer konusunda ortak fikir birliğine varmışlardır. 1928 Yılı kasım ayında hemen göç edilmiş fakat köylere geldiklerinde Rumların yaklaşık 3 yıl önce boşalttığı köyler çevre köyler tarafından yağmalanmış , evler sökülmüş harap virane bir şekilde terk edilmişti. Hatta köyün Çam ormanları bile kesilerek yağmalanmış çevre köyler arasında yağmanın paylaşılması konusunda kavgalar çıktığı sonradan öğrenilmiştir.

Çevre köylerden Şeyhsafi ve Pınarçayırı(Diremköy) 'nda duvarları dahil her tarafı çamdan yapılmış birçok ev ,ahır ve samanlıklar halen ayakta durmaktadır. Gördükleri viraneler karşısında depresyona giren büyüklerimiz ,Selanik’te bıraktıkları köylerinin yanında bu manzara karşında şoke olmuşlardır. Selanik'te tipik akdeniz iklimi hakim , pamuk dahil her şey yetişen ,sulak düz bir arazi iken , şimdi soğuk metrelerce kar yağan uzun süren kış mevsiminin sonunda engebeli bir arazi ve de yaşamaktan çok hayatta kalma mücadelesini verildiği bir tabiata düşmüşlerdi. Kış mevsiminin olması sebebiyle köye hemen yerleşemediklerinden Şeyhsafi köyü mezarlığı kenarında çadırlarda kışı geçirmeye karar vermişler. Uzun süreden beri devam etmekte oldukları göçler sebebiyle bitkin halsiz, yorgun düşmüşlerdi zaten yiyecek içecekleri de yok denecek kadar azdı , yarı aç yarı tok idare etmeye çalışıyorlardı.

Yıllardır yaşadıkları toprakları Rumlara bırakıp , anavatan’a gelmenin buruk bir sevincini yaşıyorlardı .Soğuğa karşı daha fazla dayanamayanlar fire vermeye başladı. Köyün yaşlılarından Ali dayının yorgun ve bitkin vücüdü daha fazla dayanamadı. Ali dayıyı Şeyhsafi mezarlığına defin ettiler. Ağır ve kötü geçen kışın sonrasında havaların ısınmasıyla şimdiki köyümüze göç eden büyüklerimiz, Rumlardan kalan yıkık duvarları çamur harcıyla sıvayıp oturulacak hale getirilmeye çalıştılar. Ormandan kestikleri meşe çubuklarından çit yapıp, çamur tezek saman karışımıyla sıvayıp , oturulacak bir göz oda haline getirmeye çalışmışlardı. Bir kaç ay içinde herkesin başını sokabileceği iyi kötü bir evi olmuştu.

Anadolu’ya geldiklerinde göç karmaşası ile ikiye bölünmüşler, bir kısım Elazığ tarafına gönderilirken, diğer kısım Manisa yeniköy’e yerleştirilmişler. Fakat kimsenin kimseden haberi yok , ne bizimkilerin onların manisaya gittiğinden haberleri var , nede onların bizim Elazığ’da olduğumuzdan haberi var. İlerleyen yıllar içinde gençlerimiz askere alınmaya başlamış.Bizim köyden de yeniköy’den askere giden gençler asker ocağında buluşmuşlar.
Benzer Haberler